Diyet, zayıflama, zayıflama hapı

Zayıflama, zayıflama hapı, diyet ve diyet hapları tıkla ve sipariş ver hemen.

Mesajlar Etiketlendi ‘teknoloji’

Diyet Kitapları ve Fiyatları

Yazan: diyetler Kasım 7, 2008

Kadınlar her yıl zayıflama telaşına kapılır. Deniz kıyısında, tiril tiril elbiselerin içinde ince görünmek isteyenler soluğu ya spor salonlarında alır ya da yeni bir diyete başlar. Tam da bu yüzden her gün yeni bir diyet kitabı piyasaya çıkıyor.

Yurtdışında da zayıflama ve sağlıklı görünme trendi tam gaz devam ediyor. Azımsanmayacak miktarda paralar bu amaç uğruna harcanıyor. Yabancı diyet kitaplarından bazılarını test eden dergiler bu ‘araştırmanın’ sonuçlarını yayımlıyor. İşte bu kitaplarla ilgili detaylar ve ‘denekler’den elde edilen sonuçlar.

Sağlığınızın şerefine (The Martha’s Vineyard Diet Detox – Martha’s Vineyard Diyet Detoksu)

- Önerilen ne? Söz konusu diyetin uygulanması sonucunda modern yaşam tarzıyla birlikte gelen, sigaradan kaynaklanan, deodorantların bıraktığı veya ojeler ile tatlandırıcıların yarattığı tüm lekeler ve etkileri yok ediliyor.

- Kimler için? Hayatını düzene sokmak isteyen tüm parti düşkünleri ve sosyal yaşam meraklıları bu diyeti uyguluyor. Dış görünüşüne önem veren politikacılar ve yüksek mevkilerdeki bürokratlar ile büyük şirketlerin CEO’ları, hatta Forbes’un 500′lük en stresli CEO’lar listesindekiler bile bu diyetten faydalanmış.

- Kuralları: Kesinlikle katı yiyecek yok. Çünkü yiyecekleri çiğnemek sindirim sistemini etkiliyor ve vücudun iyileşmesinde engel teşkil ediyor. Dr. Roni DeLuz’un bulduğu bu diyet, saat başı otlu çaylardan yapılma kokteyller, antioksidan -özellikle kırmızı meyve suları- aloe vera suyu ve enzimce zengin sebze pürelerinden oluşuyor. Sindirimi hızlandıran maddeler ise ev yapımı çorbalar ve fazla oranda su.

- Kusurları: Oldukça pahalı ve zahmetli. Bu kitapta yazılanları evde uygulamaya kalkacaksanız, bir meyve sıkacağı şart. Bu arada detoks programlarının da yan etkileri var. Baş ağrısı, bulantı, kâbus. (Bu diyet programını uygulayan deneğin rüyaları cinayet üzerine kuruluydu.)

- Sonuçları: Bu programı uygulayan denek, kitabın önerdiği 21 günden ziyade, zaman mefhumundan yana dertli olduğundan ötürü, yedi günlük detoksta karar kıldı: “Programı takip edebilmek için tam zamanlı olarak çorba ve sebze-meyve suyu sıkma işlemlerine vakit ayırmanız gerekiyor. Bu işlemler askeri bir disiplin gerektiriyor. Yine de altı kilo verdim. Enerjim yerine geldi ve insanlar gözlerimin canlılığının geri geldiğini, saçlarımın parladığını ve tenimin berraklaştığını söylüyor.”

- Favori önerisi: En ideal olanı, detoks programına sadık kalmak. Bu konuyla ilgili mydietdetox.com isimli bir site bile var. Yüksek teknolojili selülit tedavi yöntemlerinden parazit temizliğine, bir ada feneri kıyısı keyfine, kamp ateşi kenarı meditasyonlarına uzanan bu çeşitlilikle, tüm ruhani yükünüzü sahilde bırakmanız işten değil.

Yumuşak dokunuş (The Cellulite Solution – Selülite Çözüm)

- Önerilen ne? Selülitinizin olmaması için doğru beslenmeniz, kafein bazlı bir serumu sorunlu bölgeye uygulamanız, egzersiz yapmanız, beden fırçalarını sık sık kullanmanız ve organik katkı maddelerinden kokteyller ile destek almanız öneriliyor.

- Kimler için? Kate Moss’un bile ‘portakal kabuğu’ görünümü olduğunu düşünürsek, her kadın için.

- Kurallar: Yiyebildiğiniz kadar antioksidan ve ‘mucize’ gıdalardan beslenmelisiniz. Bu aslında çok da sıkı bir diyet değil. Yumurta, soya, tahıllar, balık, sade yoğurt, fasulye ve tavuk, yiyebilecekleriniz arasında. Bunun dışında kırmızı et ve şekere kesinlikle yer yok.

- Öneriler: Selülitten kurtulmak için, her gün evinizde özel bir karışım yapıp uygulamalısınız. Yıllarca yeryüzündeki hemen her kadında olan selülitleri tedavi etmek için çalışmalar yapmış Dr. Howard Murad, kitabında bu özel suların tariflerini veriyor.

- Sonuçlar: Test edildiğinde görüldü ki; aslında inceltmeye ve zayıflatmaya yönelik olmayan bu diyet, iki haftada iki kilo verdirmeyi de başarıyor. Hem selülitlerinizden, hem de kilolarınızdan kurtuluyorsunuz.

- Favori önerisi: Somon balığı, yumurta ve vücudun su oranını dengeleyici sebze ve meyveler, cildi gözle görünür derecede güzelleştiriyor.

Tam benim tipim (The GenoType Diet)

- Önerilen ne? Genlerimiz, biz henüz dünyaya gelmemişken bile bedenimiz üzerinde büyük bir etki yaratıyor. Genetik yapımızı tanımamızı ve genlerimizi kontrol etmemizi sağlayan bu diyet yağ stoklayan genleri kontrol altına almayı, kilo verebilmeyi ve hastalık riskini azaltmayı vaat ediyor.

- Kimler için? Bugüne kadar o reçete senin, bu reçete benim tüm diyetler arasında gezinen, kıdemli zayıflama adayları için birebir.

- Kurallar: Kitabın yazarı Dr. Peter D’Adamo’nun kurallarını takip etmek şart. Kendisi, göz ardı ettiklerinizin değil, yediklerinizin ilerlemenizi sağladığını anlatıyor. Sinirliyken ve stres altındayken yemek yememeyi öneren D’Adamo’ya göre akşam 19.00′dan sonra ağır, büyük bir öğün yenmesi de, ardından aşırı egzersiz yapılması da sakıncalı. “Sabah kalkar kalkmaz, yatağınızdan çıkın. Protein ve nişastaları ayırın ve yatağa asla stresli girmeyin,” diyor doktor.

- Öneriler: Genetik tipinizi bulmanız, ipucu oyununu andırıyor. Balık etli misiniz? Atletik yapıda mısınız? Yoksa bir armuta mı benziyor hatlarınız? D’Adamo, geliştirdiği bir geometrik sistem sayesinde kalçalarınızın göğsünüze göre daha kalın olup olmadığını, 1500 pound tutarındaki bir testle bulabileceğini vaat ediyor.

- Sonuçlar: Bu diyetin bir ay içinde üç kilo vermeyi garantilediği görülüyor. Uygulaması kolay bir planı olan bu diyet türü, içinde yüzlerce farklı tarifi barındırdığı için, diyeti uygulayan kişi asla sıkılmıyor.

- Favori önerisi: D’Adamo’nun uzun vadeli bir yol haritası olduğunu söylediği bu diyet için sabırlı olunmalı ve çok sık tartılınmamalı! Stella Mc Cartney de hamileyken diyet yapmış.

Bu da doğurganlık diyeti

The Fertility Diet (Doğurganlık Diyeti) kitabı, Harvard Tıp Okulu hocalarından Dr. Jorge Chavarro’nun imzasını taşıyor. Doktora göre, yağ oranı yüksek, şekerli gıdalarla örülü Batılı diyet türleri, hamileliğin seyrini de yavaşlatıyor. Doktor, kan ve şeker oranını dengeleyici, yumurta oluşum dönemlerini koruyucu yiyecekleri bu diyet için ön plana çıkarmış. Pastörize edilmemiş süt, bu diyet için kötüyken, hamilelere bol bol dondurma yemeleri öneriliyor. Teoriye göre çiftlik ürünleri, yani süt, yumurta ve peynir, kadınlık ve erkeklik hormonlarıyla yüklü. Bu anlamda yağ oranı düşük ürünleri fazla tercih etmek de bu tür dengeleri sarsabiliyor.

Yüzünüz konuşsun

Farklı türde bir başka diyet kitabı olan The Facial Analysis Diet (Yüz Analizi Diyeti) ise, Elizabeth Gibaud’nun imzasını taşıyor. Gibaud’ya göre eğer gözler ruhun aynası ise, o aynaya baktığınızda, sizin için neyin daha sağlıklı olabileceğini yüzünüzden anlamak gayet basit. İki haftalık diyet, sindirim sisteminin yeniden ele alınmasına dayalı olarak tasarlanmış. Bu diyet özellikle ‘patates’ kıvamındaki ve yeni doğum yapmış kadınlara ideal bir seçenek olarak sunuluyor. Bu diyeti uygulayan ünlülerden biri de, Kate Winslet. Bu diyette bol bol su tüketimi, şifalı bitkiler ve sebzelerin rolü de çok büyük.

Bikini Diyeti

Charles ve Maureen Clark imzalı Bikini Diyeti, (fiyatı 13 YTL) Pegasus Yayınları etiketiyle basılmış bir başvuru kitabı. Kitapta bedeninizi 28 günde deniz kenarına uygun hale getirmek üzere kaleme alınmış bir diyet programı tüm detaylarıyla işlenmiş. Kitabın yazarı halen Edinburgh Üniversitesi’nde eğitim veriyor. Kitapta ilginç yemek tarifleri de mevcut.

GI Diyeti

Dr. Metin Özata tarafından yazılan, Erko Yayıncılık etiketli kitap (fiyatı 13 YTL), kan şekerini yükseltmeyen gıdaları yeme esasına dayanan ve bilimsel çalışmalara faydalı olduğu kanıtlanmış bir çalışma. 192 sayfalık kitapta, ömür boyu devam ettirilebildiği ölçüde faydalı olacağı söylenen bu diyete ilişkin birçok tavsiye yer almış.

Ve diğer diyet kitapları

* Akdeniz Diyeti, Yazan: Muzaffer Kuşhan, Fiyatı 20 YTL

* Beyin Diyeti, Yazan: Alan C. Logan, Fiyatı: 18 YTL

* Miami Diyeti, Yazan: Dr. Arthur Agatston, Fiyatı: 15 YTL

* Omega Diyeti, Yazanlar: Artemis P. Simopoulos ve Jo Robinson, Fiyatı: 20 YTL

* Sentez Diyeti, Yazan: Taylan Kümeli, Fiyatı: 20 YTL

* Şifalı Besinler ve Mukussuz Şifa Diyeti, Yazan: Arnold Ehret, Fiyatı 10 YTL

* Real Age Diyeti, Yazan: Michael F. Roizen, Fiyatı: 25 YTL

* Uzun Yaşama Diyeti, Yazan: Sally Beare, Fiyatı: 15 YTL
07.07.2008

Yazı kategorisi: diyet | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , | » yorum bırak;

Diyet uzmanları uyarıyor

Yazan: diyetler Kasım 7, 2008

Kayseri Büyükşehir Belediyesi Bayanlar Spor Merkezi Diyetisyeni Rabia Akpınar, sağlıklı bir beslenme ve diyet yapabilmek için bütün besin ürünlerinin vücuda dengeli ve düzenli bir şekilde alınması gerektiğini söyledi. Açıklamalarda bulunan Rabia Akpınar, merkeze gelenlere spor yapmanın yanında nasıl beslenmeleri gerektiği ve hangi besinlerin kilo yapıp yapmadığı konusunda bilgiler verdiklerini söyledi. Merkeze şuana kadar spor ve diyet için yaklaşık 500 kişinin başvurduğunu belirten Akpınar, ”Şu anda 200 kişi ile çalışmalarımıza devam ediyoruz. Bize gelenler, özellikle bölgesel problemler nedeni ile başvurmaktadırlar. Genelde göbek ve basen bölgelerindeki fazlalıklardan kurtulmak için diyet yapmaktadırlar. Diyet yapan kişi kendine uygun olan diyeti seçmelidir. Gelenleri biz burada diyete alırken, bazı biyokimyasal ve sosyal testlerden geçirerek programa alıyoruz. Diyet yapan kişiler rekor kırarcasına hızlı bir şekilde yemek yememeli, öğün atlamamalıdır. Yazın, su tüketimi ve yağlı yemeklerden kaçınıldığı için olumludur. Kışın depoladığımız yağları yazın yakarız. Yazın insanlar şok diyet uygulayarak tek besin tipini vücuda alıyorlar. Tek besin öğesi vücudun ihtiyacı olanı alır gerisini depo eder. Böylece insan diyet yapıp zayıflamış olmaz. Diğer besin öğelerine aç kalırken böylelikle şuursuzca yeme olayı gerçekleşir” dedi.

Şok diyetlerin aynı zamanda baş ağrısı, mide bulantısı, mide spazmı gibi hastalıklara da neden olabileceğine işaret eden Akpınar, diyet yapan kişilerin öğün atlamamaları gerektiğine vurgu yaptı. Akpınar, ”Ne kadar az yersek, o kadar çok zayıflarız inancını kafamızdan çıkarmalıyız. Çünkü ne kadar az yersek vücut o kadar çok tasarrufa girecektir. Her yenilen, bu seferde depolanacaktır. Diyet yapmak sadece sebze meyve tüketilerek light yiyecek ve içecekler tüketmek değildir. Sağlıklı bir beslenme ve diyet yapabilmek için bütün besin ürünlerinden dengeli ve düzenli bir şekilde vücuda alınması gerekir. Yaz mevsimi, diyet yapmak için en uygun zamandır. Yaz mevsiminde sıcaklar dolayısı ile yağlı yiyeceklerden uzak duruluyor” dedi.

Akpınar, her gıdadan dengeli şekilde alınmasını ve mutlaka bol su tüketilmesini önerdi.
09.07.2008

Kaynak : İHA

Yazı kategorisi: diyet | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , | » yorum bırak;

Sex zayıflatıyor

Yazan: diyetler Kasım 7, 2008

Fazla kilolar her zaman kadınların olduğu kadar erkeklerin de ortak problemi olmuştur. Her gün başlanılıp iki gün sonra bozulan diyetler ve spor salonlarında bitmek bilmeyen egzersizler… Ve verilse bile yeniden alınan kilolar. Oysa düzenli bir cinsel yaşantınız olduğunda fazla kilolara elveda diyebilirsiniz. Normal bir yaşantısı olan erkeğin günlük 2000-2500 kaloriye, kadının ise yaklaşık olarak günde 1500-2000 kaloriye ihtiyacı var. 45 dakikalık bir cinsel aktivitede ortalama 250 kalori harcandığı düşünülecek olursa, günlük alınması gereken 2000 Kcal ile karşılaştırıldığında ortaya ciddi bir rakam çıkıyor. En ağır sporlar kadar enerji harcanmasını sağlayan cinsellik, düzenli yaşandığında başarılı bir kalori harcama yolu olarak kendisini gösteriyor. Cinsel aktivite sırasında vücuttaki bütün kaslar çalışıyor ve beynimizde yüksek miktarlarda glikoz tüketiliyor (beyin glikoz kullanarak enerjisini sağlar).

Ne kadar enerji harcıyoruz?

* Hafif bir yürüyüşte dakikada 3 Kcal.

* Fazla tempolu olmayan bir koşuda 5 Kcal.

* Daha aktif sporlarda dakikada 9-10 Kcal.

* Cinsel aktiviteler sırasında dakikada 6.4 Kcal.

Yazı kategorisi: diyet | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , | » yorum bırak;

Egzersiz Erken Doğumu Önlüyor

Yazan: diyetler Kasım 7, 2008

Gebelik süresince yapılan düzenli egzersizler, erken doğum ve sezaryenle doğum riskini azaltıyor. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. H. Alper Tanrıverdi, egzersizlerin özellikle normal doğum yapmayı düşünenlerde doğum sürecini kolaylaştırdığını dile getirdi.

Sağlık yaşamının önemli bir parçası olan egzersizlerin, gebelik döneminde ayrı bir önem kazandığını söyleyen Acıbadem Bursa Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. H. Alper Tanrıverdi, gebelik süresince yapılan egzersizlerin doğumdan sonra tekrar normal kiloya dönülmesinde kolaylık sağladığını belirtti. Egzersiz yapan anne adaylarında gebeliğe bağlı şikayetlerin daha az görüldüğünü ifade eden Tanrıverdi, düzenli yapılan egzersizin annenin doğum sonrası toparlanma ve kendine gelme sürecini hızlandırdığını vurguladı. Düzenli egzersizlerin erken doğum ve sezaryenle doğum riskini azalttığını da dile getiren Tanrıverdi, “Gebeliği boyunca fiziksel olarak aktif olan kadınların doğum süreçleri daha kısa sürüyor. Egzersiz, özellikle normal doğum yapmayı düşünenlerde doğum sürecini kolaylaştırır. Gebenin doğum sürecinde rahat ve derin soluk almasını, kalça, karın ve bacaklarını sarmış kas gruplarını yönetebilmesini sağlar. Gerginlik belirtilerini en aza indirir. Ayrıca nefes alma ve özel gevşeme
tekniklerini öğrenmek, gebenin doğru nefes almasına ve doğum sırasında ağrıyı kontrol edebilmesine de yardımcı olur” dedi.

Egzersizin bebek sağlığı için de yararlı olduğunu kaydeden Doç. Dr. Tanrıverdi, egzersizin plasentanın gelişmesini kolaylaştırdığını vurguladı. Plasentanın gelişmesinin de bebeğin daha rahat oksijen ve besin almasına yardımcı olacağını hatırlatan Tanrıverdi, “Egzersiz bebeğin gelişimini de arttırır, doğan çocuk daha büyük ve daha sağlıklı olur. Haftada en az 5 gün ve en az 30 dakika egzersiz yapılmalı.

Egzersiz programı sırasında gebenin izin verilen kalp atım limitlerinde kalmasına dikkat edilmeli. Kalp atım limiti, en yüksek kalp atım hızının yüzde 60′ı ve yüzde 80′i arasında olmalı. Gebenin egzersize cevabına göre egzersiz yoğunluğu değiştirilmeli. Gebeler için en ideal egzersiz yürüyüş ve yüzmedir. Gebeliğin ilk üç aylarından itibaren yatar pozisyondaki direnç arttırıcı ve ağırlıkla yapılan egzersizlerden kaçınılmalı, aerobik hareketlerine önem verilmelidir.

Ayrıca karın bölgesine olası travmalardan kaçınmak için düşme olasılığı yüksek olan kayak, paten, sörf, dağ bisikletine veya ata binmek, dağcılık gibi sporlardan; basınç değişikliğinden etkilenme olasılığı yüksek olduğu için ise derin su dalışlarından ve rakımı yüksek yerlerdeki spor aktivitelerinden uzak durulmalıdır. Gebeliğin son üç ayında ise dengeyi sağlamak problem olabileceğinden step aerobik gibi egzersizler tercih edilmemelidir. Ayrıca egzersiz sırasında harcanan kalorileri karşılayacak iyi düzenlenmiş bir beslenme programı takip edilmelidir” diye konuştu.

Gebelikte uygulanabilecek egzersiz türlerinin ve günlük uygulama miktarının her anne adayı için farklı olduğunu söyleyen Dr. Tanrıverdi, egzersizden kaçınması gerekenleri şöyle sıraladı:

“Gebeliğe bağlı olarak kan basıncı normalin üzerinde seyreden anne adayları, gebeliğinin son üç-dört haftasında olanlar, önceki ya da şimdiki gebeliğinde erken doğum eylemi tanısı konulanlar, doğum vaktinden önce suyu gelmiş olan gebeler, rahim ağzı yetmezliği olan ve bu sebeple rahim ağzına dikiş uygulanmış gebeler, çoğul ve fetüste gelişme geriliği tespit edilen gebeler egzersiz yapmamalı, mümkün olduğunca egzersizden kaçınmalıdır.”

Yazı kategorisi: diyet | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , | » yorum bırak;

Selülit tipinize göre diyet

Yazan: diyetler Kasım 6, 2008

İşte tedavi

1. Tipin tedavisi: Diyetle geçecek tek selülit tipi bu… Diyet ile vücudunuzda ensülin salgılanmasının düzenlenmesi gerekiyor.

Kahvaltı: Yağsız çökelek, 1 yumurta, katı peynir, tavuk eti, kepekli ekmek.
Sabah 10 ve akşam 5: Aç olmasanız da kahve veya çay ve kahvaltı listesinden bir çesit yiyecek.
Öğle ve akşam yemeği: Karışık salata veya patatessiz bir çorba.
Yağsız et, tavuk, balık, kahvaltıda yenmemişse yumurta, yeşil sebze yenilebilir.
Sabah kahvaltısı listesinden 1 çesit ya da muhallebi.
1 dilim kepek ekmeği veya sadece haftada 1 kere az pilav, mercimek, haşlanmış patates yiyebilirsiniz.
Tavsiyeler: Kızarmış ve beyaz şekerli besinlerden uzak durun. Spor yapın, özellikle uzun ve hızlı yürüyüş.

Aşağıdaki mineralleri bol bol almaya özen gösterin:
Çinko: Deniz ürünleri, süt, sarmısak, bezelye.
Bakır: Tavuk, yumurta, kabuklu deniz mahsulleri, mantar, pırasa, sarmısak, bezelye, limon, armut, avokado.
Selenyum: Et, balık, yumurta, ıspanak, mantar, pırasa.
C Vitamini: Maydonoz, kivi, portakal, limon, çilek.
E vitamini: Kırmızı biber, lahana, rezene.

2. Tipin tedavisi: En çok görülen selülit tipi. Temel bir lenf ve kan dolaşımı sisteminden kaynaklanıyor. Bacaklarda kramplar, örümcek ağı gibi kılcal damarlar, morartılar görülüyor. Vücut sürekli su topluyor. Stres ve hormon değişiklikleri, durumu daha da kötüleştiriyor.

Beslenme: Selülitlerden kurtulmak için diyet yapmayin; faydasi olmaz. Az tuz ve az sekerli maddeler yiyin. Bol bol üzüm, portakal, greyfurt, karnabahar yiyin, C ve E vitamini alın. Azar azar, bol su için.
Spor: Yürüyüş, yüzme, golf ve bisiklet gibi sporlar yapın ama tenis ve hızlı aerobik yapmayın.
Tedavi: Lenflerin boşaltılması, bitki özleriyle tedavi, masaj ve kremlerle kan dolaşımını düzeltilmesi, mezoterapi, hormonların kontrol edilmesi ve düzenlenmesi.

Tavsiyeler: Çorapla ve yüksek ökçeli ayakkabı giymeyin, bacak bacak üzerine atmayın, alkol ve sigaradan uzak durun.

3. Tipin tedavisi: Çok kilolu degilseniz diyet yapmanin yarari olmaz.

Beslenme:Vücudunuza bol miktarda amino asit, kolajen ve yeni deri altı lifleri sağlayacak protein gerekli. Et, balık ve tavuk yiyin. C ve E vitaminleri, karoten, çinko ve selenyum alın. Her gün bol bol su için. Deri ve kaslarınızı kuvvetlendirecek her tür sporu yapın.
Tedavi: Uzmanların hazırlayacağı özel mezoterapi kokteyli, özel kremli masaj.

Yazı kategorisi: diyet | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , | » yorum bırak;

En İyi 9 Diyet Tavsiyesi

Yazan: diyetler Kasım 6, 2008

Bugüne kadar yapılan diyet önerilerinden en iyi 9 tavsiye..

Bol bol su veya düşük kalorili içecekler için

Çantanıza sizi susatan yiyecekler taşımadan önce kalori yapmayan ancak açlığınızı bastıracak su veya düşük kalorili içecekler taşın.

Gece atıştırmaları konusunda dikkatli olun
Akşam yemeğinden sonra rahatlamak için otururken birşeyler yemek isteyebilirsiniz. TV karşısında dinlenirken birşeyler yemek istiyorsanız atıştırmak için 100 kaloriden az bisküvi ya da yarım kase dondurma gibi düşük kalorili yiyecekleri tercih edin.

Favori yiyeceklerinizi tercih edin
Sevdiğiniz yiyecekleri yememek yerine ufak porsiyonlarda yiyerek isteğinizi azaltın. Sevdiğiniz yiyecekleri yiyerek de zayıflayabilirsiniz.

Gün boyunca ara öğünler yapın

Yaktığınızdan daha az kalori alırsanız zayıflarsınız. Kendinizi çoğunlukla aç hissediyorsanız az kolarili yiyecekleri sık tüketerek bunu önleyebilirsiniz. Günde 4-5 öğün yemek yiyenlerin ya da gün arasında atıştıranların kilolarını daha rahat kontrol edebildikleri belirtiliyor.

Her yemekte proteinli gıdalar yiyin
Proteinler sizin geç acıkmanızı sağlar ve sizi uzun süre tok hissettirir. Aynı zamanda yağların yakılmasını ve kaslarınızın çalışmasını sağlar. Yağsız et, yoğurt, peynir, fındık ya da kuru bakliyat içeren yemekleri veya atıştırmaları tercih edin.

Yiyeceklerinize acı ya da baharat ilave edin
Yiyeceklerinizden tat almak için acı ya da baharat ilave edin. Baharatlı yiyecekler daha az yemenizi ancak daha çok doymuş hissetmenizi sağlar.

Mutfağınızda sağlıklı yiyecekler bulundurun
Evinizde yüksek kalorili, kilo yapan yiyecekler yerine kilo yapmayan meyve ve sebzeler bulundurun.

Restoranlarda çocuk porsiyonları sipariş edin

Yapılan araştırmalarda porsiyonların kilo almada çok önemli bir yeri olduğu tespit edildi. Buna göre dışarıda yemek yiyecekseniz düşünerek sipariş verin ve çocuk porsiyonları söyleyin.

Makarnayı bir kase sebzeyle değiştirin

Makarna ya da ekmeği daha az yiyip daha çok sebze tüketebilirsiniz. Böylece günde 100 – 200 kalori daha az tüketmiş olursunuz.

Yazı kategorisi: diyet | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , | » yorum bırak;

Korku Gebelikte Cinselliği Önlemesin

Yazan: diyetler Kasım 5, 2008

Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Cem Fıçıcıoğlu, gebelikteki yanlış inanışlar veya çiftlerin korkularının hamilelikte seksüel yaşamı olumsuz etkilediğini belirterek “Hekim tarafından aksi söylenmedikçe gebelikte normal yaşantıdan uzaklaşmamak gerekir” diyor.
Hamilelik sırasında anne adayında yaşanan fiziksel ve ruhsal değişimlerden cinsel istek de etkileniyor. Bu etkileşim,hamileleğin bazı dönemlerinde azalırken bazı dönemlerinde artabiliyor. Cinsel istekteki bu değişik-liklerin anne adayında oldukça belirgin olduğunu anlatan Prof. Dr. Cem Fıçıcıoğlu, “Erken doğumu tetikleyeceğine olan inanç hamilelikte cinsel yaşamı olumsuz etkiliyor” diyor.
Hamileliğe özgü kilo alma, çatlaklar, şişlikler, gebelik maskesi gibi bazı değişimler anne adayında ruhsal çöküntüye neden oluyor. Eşlerin tutumunun da bazen bu inancı tetiklediğini anlatan Prof. Dr. Cem Fıçıcıoğlu, konuyla ilgili şunları söylüyor:
“Unutulmaması gereken şey, bu değişimlerin çoğunun doğum sonrası geçeceğidir. Aslında yapılan bazı çalışmalar daha önce hiç orgazm olamamış kadınları hamilelikteki ilişkilerinde orgazm olabildiklerini gösterilmiştir. Bu nedenle eğer hekim tarafından kısıtlama getirilmemişse hamilelerin cinsel yaşamlarını yumuşak bir şekilde yaşamalarında bir sakınca yoktur.”

Erkek şefkatli olmalı Baba adaylarında da durumun benzer olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Fıçıcıoğlu, erkeklerdeki değişimi şöyle anlatıyor:
“Baba adaylarının bazılarında cinsel istek artarken, bazılarında ciddi azalma olur. Yanlış inanışlar da bu durumu tetikleyebilir. Özellikle gebeliğin ilk üç ayında annede görülen bulantı, kusma ve halsizlik; eşte üzüntü, acıma ve strese yol açar. Bu da cinselliği ikinci plana atar. Son üç ayında ise hem annede oluşan fiziksel değişimler, hem de ilişkinin olası bir erken doğumu tetikleme ihtimalinden dolayı erkekte, ilişkiden kaçınma duygusu uyandırır. Gebelikte erkekten beklenen şey mantıklı ve şefkatli olmasıdır.
Daha önceki gebeliklerde tekrarlayan düşük, erken doğum, serviks yetmezliği ve buna bağlı erken doğum ya da düşük öyküsü olan kişiler ise gebelik sırasında ilişki konusunda dikkatli davranmak zorundadır. Düşük ve erken doğum tehdidi, erken membran rüptürü, vajinal kanama, genital bölgede enfeksiyon varlığında hekimin önerisi dikkate alınmalıdır. Bu gibi durumlarda cinsel temastan uzak durulması önerilir.”

3-6 ay arası en sorunsuz dönemdir
Gebeliğin üçer aylık üç döneme ayrılır. Bu dönemlere üçlük dönem anlamına gelen “trimester” adı verilir. İlk üç ayda anne adayı bulantı-kusmaların yanında düşük tehlikesi, kanama sorunlarıyla da uğraşabilir. Bu dönemde cinsel ilişki ancak hekimin önerisine göre şekillendirilir. Son üç ayı ise gebeliğin doğuma hazırlanma dönemidir. Burada erken doğum, su boşalması gibi riskler vardır. Gebeliği takip eden hekim cinsel aktivite kısıtlamasını önermemişse dikkatli bir şekilde ilişki yaşanabilir. Gebeliğin 3-6 ay arası dönemi en sorunsuz dönemdir ve bu dönemde ilişki kontrollü bir şekilde yapılabilir.

Yazı kategorisi: diyet | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , | » yorum bırak;

Cinsel Mutluluk

Yazan: diyetler Kasım 5, 2008

Cinsel mutluluğu sağlayacak en önemli etken, gerek erkeğin gerekse kadının duyacağı doyum ve haz. Biyolojik, psikolojik, sosyal, kültürel, dinsel, ahlaki ve ekonomik boyutlar cinsel mutluluğu etkiliyor. Kavramlar cinslere göre değişiyor Kadın ve erkeğin cinsel olarak tatmini farklı anlayış ve kavramlar oluşturuyor. Erkeğin tatminindeki ana etken cinsel performansının gücü ile ilgilidir. Son uluslar arası çalışmalar, bu konuda erkeklerin özgüvenini ve doyumunu sağlayan ana etmenin sertleşme kalitesi ile ilgili olduğunu gösteriyor.

Yazı kategorisi: diyet | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , | » yorum bırak;

Romantizmin Son Kullanma Tarihi

Yazan: diyetler Kasım 5, 2008

Sınırlı süreli aşk “www.onepoll.com” firması tarafından 10 yıldan fazla süredir evli 5 bin çiftle yapılan araştırmanın sonuçlarına göre, evlilikteki romantizm 7 yıldan daha az sürüyor. Yeni evlililer arasındaki romantizm 2 yıl, 6 ay ve 25 gün sonra bitiyor.
Yıldönümleri unutuluyor Bu süreden sonra kocalar düzenli, kadınlar da bakımlı olmayı bırakıyor. Evliliğin üçüncü yılında ise çiftlerin yüzde 83’ü yıldönümlerini kutlamak için çaba sarf etmemeye başlıyor. Araştırmaya katılan çiftlerin yüzde 83’ü, evliliklerinin ilk aylarında el ele tutuştuğunu açıklarken, bu süreden sonra bu oran yüzde 38’e düşüyor.

Yazı kategorisi: diyet | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , | » yorum bırak;

Kadınlar Neden Kilo Alıyor?

Yazan: diyetler Kasım 5, 2008

İngiltere’de yapılan bir araştırma, bir kadının kilo alması ya da kaybetmesinin, büyük oranda partneriyle ilişkisine bağlı olduğunu ortaya koydu. Bu araştırma kapsamında soru sorulan 3 bin kadından yaklaşık yüzde 70′i, mutluluklarındaki en büyük faktörün ilişkileri olduğu yanıtını verdi. Bu kadınlardan geriye kalanlar da kilo aldıkları takdirde ilişkilerini bitireceklerini belirtti.

Slendex adlı bir firma tarafından yapılan araştırmanın sonuçlarına göre, bir kadının kilosunda ilişkide olduğu süre içinde 5 aşamada değişiklik oluyor. İlişkisinin başında olan bir kadın, karşı cinse kendini beğendirmek için girdiği sıkı bir diyet sonucu ilk aşamada ortalama 2,5 kilogram kaybedebiliyor.

Kadın ilişkisinde rahatlamaya başladıkça kilo alıyor ve bu ikinci safhada bu miktar ortalama 4,5 kilogramı bulabiliyor. Bunu izleyen üçüncü aşamada, evliliği düşünmeye başlayan ve bu büyük gün için incelme hevesine giren kadın ortalama 3,5 kilogram kaybedebiliyor.

Kadının bir bebeğinin olacağı ise 6 kilogram anlamına geliyor. Son aşamada çocukları büyüyen ve görüntüsüne daha fazla zaman ayırmaya başlayan kadın yenilenme yoluna gidiyor ve ortalama 5 kilo kaybedebiliyor.

Yazı kategorisi: diyet | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , | » yorum bırak;