Diyet, zayıflama, zayıflama hapı

Zayıflama, zayıflama hapı, diyet ve diyet hapları tıkla ve sipariş ver hemen.

Mesajlar Etiketlendi ‘futbol’

Şişmanlık Cep Yakıyor

Yazan: diyetler Kasım 7, 2008

Şişmanlık, sağlık sorunlarına ve kötü görünüme yol açmasının yanı sıra masrafa sebep oluyor. Araştırmalar, şişmanların sağlık harcamasının daha fazla olduğunu ortaya koyuyor.Çağın meselesi haline gelen obezite, kadın, erkek, yaşlı, çocuk tüm toplumu etkiliyor. Hareketsiz hayat ve sağlıksız beslenme obeziteyi tetikliyor. Kişilerde sağlık sorunlarına da yol açan obezite, sağlık harcamalarının artması sebebiyle ekonomiye zarar veriyor.

Anadolu Sağlık Merkezi Beslenme ve Diyet Uzmanı Çağatay Demir, obezitenin ülke ekonomisini etkilediğini belirterek “Şişmanlığın giderek arttığı günümüzde, şişmanlığın sağlık üzerine olan etkilerinin yanı sıra şişmanlığın ülke ekonomisinde yol açtığı etkiler üzerinde durulmaktadır. Şişmanlara biçilen hayat, ideal kilodakilere kıyasla daha düşük olsa da yapılan çalışmalar şişmanların sağlık harcamalarının ideal kilodaki fertlere göre daha fazla olduğunu ortaya koymuştur” dedi.

Amerika’da yeni tamamlanmış bir çalışmadan bahseden Çağatay Demir, “Şişmanlık, Türkiye’de 1. ölüm nedeni olan kalp damar hastalıkları ve 2. ölüm sebebi olan kanser kanser hastalığına yol açıyor. Bunların yanında diyabet, eklem hastalıkları ve karaciğer yağlanması gibi daha birçok hastalığın ortaya çıkma riskini artırmaktadır. Amerika’da henüz birkaç gün önce tamamlanmış bir çalışmaya göre, obezler ideal kilodakilere göre ömürleri boyunca sağlık için 15 bin ile 29 bin dolar arasında daha fazla harcama yapıyor. Yine aynı çalışmaya göre, kilolu bireylerin kilolarını vermek için harcayacakları para, kilolarına bağlı oluşabilecek harcamalarından kat ve kat daha az” diye konuştu.

Şişmanlığı saptamak için tartının yeterli olmayacağına değinen Çağatay Demir, şişmanlığın elma tipi ve armut tipi olmak üzere iki kategoride değerlendirildiğini ifade etti. Elma tipinin göbek kısmında, armut tipinin ise kalça ve basen kısmında oluştuğunu aktaran Demir, sözlerine şöyle devam etti: “Şişmanlığı tespit etmenin birçok yolu var. Ancak burada kaç kilo olduğunuz kadar bu kilonun nerede toplandığı daha da önemli. Bu nedenle bir mezura ile şişman bölgenizi ölçmeniz daha iyi olacaktır. Elma tipi dediğimiz göbek bölgesindeki yağ birikimi kalp damar hastalıkları, kanser, diyabet, eklem hastalıkları gibi birçok hastalığın ortaya çıkma riskini artırır. Bu nedenle bel çevresi ideal değerlerin üzerinde olan bireyler, ideal bel çevresine sahip olan bireylere göre hastalıklara daha yatkın olacağından daha riskli. En alt kaburga kemiğiniz ile leğen kemiğiniz arasındaki orta noktayı bulun ve mezurayı fazla germeden göbeğinizi serbest bırakarak ölçün.” İdeal bel çevresinin erkeklerde 94, kadınlarda 80 santimetre altı olduğunu anlatan Demir, sözlerini şöyle sürdürdü: “Üstünde bir ölçü kilolu iken kadınlarda 88, erkeklerde 102 santim üstü şişmanlığı gösterir. Bu ölçüleri kaçırmamak için sağlıklı beslenin ve spor yapın. Türkiye’de 30 yaşını aşkın 5 kadından 3′ü, erkeklerin yarısı bu değerlerin üzerinde. Bel çevresinin yüksek olması ile diyabet riski kadınlarda 3 kat, erkeklerde ise 1 buçuk kat artmaktadır. 11 santim artması ise kalp hastalığı riskini yüzde 37 oranında artırıyor. Sağlıklı beslenme ve düzenli fiziksel aktivite ile kanser riskinizi yüzde 30-35 oranında azaltmak sizin elinizde.”

Demir, kadınların büyük derdi olan göbek bölgesindeki yağlardan kurtulmak için şu tavsiyelerde bulundu: “Diyet yapmadan mutlaka göbek bölgenizdeki yağlanmadan kurtulun. Güne tam tahıllı bir ekmek, yağsız peynir ve söğüş, sebze ile başlayın. Ana ve ara öğünlerin hiçbirini atlamadan günde 6 öğünde beslenin. Ara öğünlerinizde glisemik indeksi yüksek olan muz, incir, üzüm, kavun, karpuz yerine elma, şeftali, armut, kayısı gibi meyveleri tercih edin. Bu meyveleri de kepekli bisküvi veya yağsız yoğurt, süt ile birlikte tüketin. Beyaz ekmek, pirinç, makarna ve beyaz undan yapılmış her besinden uzak durun. Tahıl tercihinizi mutlaka bulgur pilavı, mercimek, kuru fasulye, nohut, kepekli ekmek, kepekli makarnadan yana kullanın.”

Şeker ve şekerli besinlerin göbek bölgesindeki yağlanmayı artıracağını anlatan Demir, sözlerini şöyle tamamladı: “Bu nedenle uzak durun. Mesela bugünden itibaren çayınıza, kahvenize şeker atmaktan vazgeçin. Tatlı ihtiyacınızı meyvelerle gidermeye çalışın. Yağ tüketiminizi azaltın, tükettiğiniz yağ ağırlıklı olarak sıvı yağ olsun. Günde 1-2 tatlı kaşığını geçmemek kaydıyla trans yağ içermeyen bitkisel katı yağ kullanılabilir. Haftada üç gün 30-45 dakika arasında tempolu yürüyüş yapın”.

Yazı kategorisi: diyet | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , | » yorum bırak;

Sadece kilolardan değil, selülitten de kurtulun!

Yazan: diyetler Kasım 6, 2008

Sadece kilolardan değil, selülitten de kurtulun!

Kalça ve bacak üstü yağlarını eritmek oldukça zordur. Bunun için özel bir çaba ve sabır gerekir.

Ne kadar diyet yapsanız da bacaklarınızın incelmesini sağlayamazsınız, ya da selülitlerinizden bir türlü kurtulamazsınız.

Fakat bu diyeti uygularsanız, diğer diyetlerle arasındaki farkı görebilirsiniz…

Yazı kategorisi: diyet | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , | » yorum bırak;

Dümdüz Bir Karın İçin 7 Öneri

Yazan: diyetler Kasım 6, 2008

Kısa bir sürede güzel ve çekici bir karına sahip olmak kadın erkek herkesin hayali…Peki bunun için neler yapmalıyız?

İşte size birkaç öneri:

  1. Protein ağırlıklı beslenmeye özen gösterin
  2. Sabahları kahvaltıda ananas suyu tüketin
  3. Yeşil çay tüketin
  4. Lokmalarınız yutmadan önce bol bol çiğneyin
  5. Spor yapın
  6. Daha az tuz tüketin
  7. Stresten uzak durun

Yazı kategorisi: diyet | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , | » yorum bırak;

Hızlı Yemek Hızlı Kilo Aldırır

Yazan: diyetler Kasım 5, 2008

Japon araştırmacılar, yemeğini hızlı yiyenlerin şişmanlama ihtimallerinin diğerlerine nazaran 3 kat fazla olduğunu ortaya koydu.Yeme alışkanlığı değişti Günümüzde “fast food” gibi beslenme tarzlarının artması ve geleneksel yemek alışkanlıklarının azalmasıyla bir sorun halini alan şişmanlığa, hızlı yemek yeme alışkanlığının katkıda bulunduğuna ilişkin araştırma kapsamında 30 ile 69 yaşları arasındaki 3 binden fazla Japona nasıl yemek yedikleri soruldu.

Sonuçları İngiliz Tıp Dergisi’nde yayımlanan araştırma, ne kadar ya da ne yendiğinin değil yeme tarzlarının obeziteye nasıl yol açtığına ışık tutuyor.

Yazı kategorisi: diyet | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , | » yorum bırak;

En Zararlı 10 Abur Cubur

Yazan: diyetler Kasım 5, 2008

Jonny Bowden

Atıştırma yiyecekleri, her geçen yıl daha da kötüye gitmekte. En zararlı atıştırma yiyecekleri aşağıda sıralanmaktadır.. Hemen uyaralım; diyet programınıza hiçbirşey eklemeyerek bel kısmınıza kilo aldıran şeker, kimyasal, renklendirici ve yağ karışımını tanıtan yiyecek endüstrilerinin listelerinin zamanı geçmiştir.

1. Patates Kızartmaları

McDonald’ın yemeklik yağlarını değiştirdiği gerekçelerine inanmayın. Patates kızartmaları, kimyasal ve şeker ile fazla yağlı ve çeşitli olan nişasta içeren beyaz patateslerdir. Tabaktaki en zararlı yiyecektir.

2. Donutlar
Kızarmış ekmeklerdir. Daha fazla bir şey söylememe gerek var mı? Bu yeterli kadar kötü gelmedi mi, peki üzerindeki şeker ve kremaya ne demeli? Başka sorunuz var mıydı?

3. Cipsler (Patates veya Mısır)
Bunlar patates kızartmalarının paketlenmiş halidir. Ancak, sağlıklı yiyecek satan marketlerde bulabileceğiniz fırınlanmış mavi mısır cipslere geçiş yaparak zarar kontrolü yapabilirsiniz. Gerçek bir yiyecek değil ama her gün 7-Eleven versiyonunu yeniyor.

4. Soda
Maalesef, soda diyet programlarında yer almakta. Kesinlikle tamamen kimyasal madde içermektedir.

5. Çörekler ve Aparatif Kekler
Üzerlerinde kremalar olur ve içeriğinde ise çok fazla şeker içerir.

6. Şeker Barları
Kendinizi bunların içerisinde ve kuru yemişlerde olan bir veya gram proteinlerle kısıtlayabilirsiniz ama daha çok tam bir kâbus olan şekerden. “ enerji” barları olan bir yiyecekle sağlıklı bir yiyeceği değiştirebilirsiniz çoğu şeker barları kesinlikle sağlıksız yiyecek olarak bilinirler ama bazıları 1/ 3’den daha az kalori, biraz daha fazla protein ve az yağ içerir. Bunları birbirine karıştırmamak gerek.

7. Yağsız Kurabiyeler
Bunlar, daha sinsi yiyeceklerdir çünkü sağlıklı gibi görünürler. Yağsız yiyeceklerin, kaloriz olanlara eşit olmadığını unutmayın. Betcha birini bile yiyemez!

8. Krakerler
Yağlı yiyeceklere geçim mi? Çoğu karkerler, yağlıdır. Dikkatlice etiketleri okuyun ve yağsız olanları tercih edin.

9. Çubuk Krakerler

Süprisiz, sürpriz. Unutmayın, çünkü yağ içermeyen hiçbir yiyecek sağlıklı değildir. Bu, sağlıklı atıştırma Fuggedaboutit olarak bilinen sadece beyaz un, su şeker de maskelidirler.

Sonuç:
Bu kaymak, kramelli, Hindistan cevizli kahve, kremalı kahve içecekleri her yerde yaygındır. Starbuck da çok severim, ama 20 gram kafein, şeker, krema ve süt bir günde iki kez alınırsa beli ince yapmaz!

Yazı kategorisi: diyet | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , | » yorum bırak;

Weight Watchers Diyet (Amerikan Diyeti)

Yazan: diyetler Kasım 3, 2008

1. GÜN

* Kahvaltı: 250 ml. Yağsız süt. 2 etimek. Çay veya kahve.

* Hafif öğün: 4 dilim yağsız füme et (60 gr.). 2 dilim kavun. 1 çay kaşığı zeytinyağı ve 2 çay kaşığı rendelenmiş peynirle tatlandırılan haşlanmış kuşkonmaz. Yarım sandviç ekmeği. (30gr.)

* Esas öğün: Ton balıklı makarna (40 gr. makarnayı haşlayın. 120 gr. ton balığı, 100 gr. haşlanmış bezelye, 1 kasık domates salçası, 2 çay kaşığı zeytinyağı ile hazırladığınız sosu makarnaya karıştırın.) Izgara sebze (patlıcan, biber, kabak). 1 küçük kase çilek.

* Arada: 1 küçük kase yağsız yoğurt (125 ml)
2. GÜN

* Kahvaltı: 1 küçük kase yağsız yoğurt. Çay veya kahve.

* Hafif öğün: Sebzeli omlet (l yumurta, 30 gr. peynir, 100 gr. haşlanmış ıspanakla hazırlanır). 1 çay kaşığı zeytinyağı ile tatlandırılmış salata. 1 kivi.

* Esas öğün: Pilav (1 çay kaşığı margarinle pişirdiğiniz pilavı haşlanmış sebze ile karıştırın). 2 dilim rosto. 1 çay kaşığı zeytinyağı ile tatlandırılmış haşlanmış fasulye. Şekersiz meyve salatası (1 küçük kase).

* Arada: 1 fincan yağsız süt. 1 dilim kek.

3. GÜN

* Kahvaltı: 1 fincan yağsız süt. 1/2 sandviç ekmeği. 2 tatlı kaşığı marmelat. Çay veya kahve.

* Hafif öğün: 2 dilim peynir, 2 dilim füme et ile hazırlanmış tost. 1 çay kaşığı zeytinyağı ile tatlandırılmış patlıcan salatası. 1 bardak portakal suyu.

* Esas öğün: 60 gr. ekmek (ekmek dilimlerini kızarttıktan sonra üzerlerine 2 çay kaşığı zeytinyağı gezdirin). 2 küçük tavuk kanadı (ızgara). Limonlu havuç salatası. 1/2 muz veya 1 küçük şeftali.

* Arada: 1 küçük kase yağsız yoğurt.

Mönüyü değiştirebilirsiniz

* Makarna, pilav ve hububatlar eş değerdedir. Biri yerine bir diğerini yiyebilirsiniz.

* Et dana, tavuk veya hindi eti olabilir. Yeter ki yağsız olsun.

* Füme etler arasında yağsız olanları seçebilirsiniz.

* Et yerine balık yiyebilirsiniz. Ama yağlı balıklardan uzak durmaya çalışın.

* Patates sebze değildir; patatesi ekmek yerine yiyebilirsiniz.

* Çiğ ve pişmiş sebzeleri dilediğiniz kadar yiyebilirsiniz. Karnınız çok açsa mönüde öngörülen salata porsiyonunu artırabilirsiniz.

!!4 ana kural !!

1. Ölçüleri asla göz kararı yapmayın. Zeytinyağı, şeker ve peynir ölçülerindeki en ufak bir sapma günün kalori hesabını alt üst eder.

2. Yemekleri tatlandırmak için bir çay kaşığı sirke, limon, hardal, soya sosu ve ketçap kullanabilirsiniz. Fesleğen, maydanoz, nane gibi otlar da şişmanlatmadan tat verir.

3. Asla ayakta veya hareket halindeyken yemek yemeyin. Sofrayı kurup, rahatça oturup ve acele etmeden yemeklerinizi bitirin.

4. Aniden canınız yemek mi çekti? Hemen tuzağa düşmeyin. Önce gerçekten karnınızın acıkıp acıkmadığını kendinize sorun. Eğer yeme isteğinin stresten, sinirden kaynaklandığını fark ederseniz gevşemeye çalışın. Sevdiğiniz birine telefon edin, yürüyüşe çıkın, ya da iş yerindeyseniz bir arkadaşınızla sohbet edin

Yazı kategorisi: diyet | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , | » yorum bırak;

Tatil Diyeti

Yazan: diyetler Kasım 3, 2008

Genel kurallar:

* Her gün iki litre, yani 12 bardak su içilecek.

* Sabah aç karnına ve gece yatarken mutlaka 2′şer bardak su içilecek. Su yemek arasında değil, ancak yemeklerden bir saat sonra içilecek.

* Peynirin, yağın her türü yasak.

* Suyun dışındaki tüm içecekler yasak. Soda ve diyet kolalar dahil.

* Kahvenin tüm çeşitleri yasak.

* Yenmesine izin verilen sebzeler karnıbahar, patlıcan, kabak ve taze fasulye. Patlıcanın sadece közlemesine izin var. Havuç, patates asla yok.

* Tuz, şeker kesinlikle yok. Karabiber istenirse kullanılabiliyor.

* Konserve yiyecekler, sucuk, pastırma da kesinlikle yok.

* Her gün için sadece kahvaltıda bir dilim diyet kepek ekmeği yenebilir.

* Süt yasak, diyet yoğurt limitli.

Sabah:
Bir dilim diyet kepek ekmeği, teflon tavada yağsız olarak çevrilmiş bir avuç taze mantar, bir adet domates, bir adet salatalık (Haftada iki gün katı yumurta yenebilir).

11.00′de bir adet salatalık.

Öğle:
Bir dilim haşlanmış beyaz tavuk eti veya balık. Üzerine sadece limon sıkılmış bol kıvırcık salata. Bir adet domates, bir adet salatalık.

16.00′da bir adet ekşi elma (Haftada iki gün elma yerine kivi yenebilir).

Akşam:
Üzerine iki kaşık diyet yoğurt konmuş bir avuç haşlanmış sebze (Öğle yemeğinde balık ya da et yenmişse akşamları sebze yenecek. Böylece sebze-et dönüşümü uygulanacak). Bir avuç haşlanmış taze karides.

22.00′de bir adet ekşi elma.

Yazı kategorisi: diyet | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , | » yorum bırak;

Taş Devri Diyeti

Yazan: diyetler Kasım 3, 2008

Sağlıklı yaşam için et, sebze ve meyveden oluşan ”Taş devri diyeti” önerildi.

İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Aydın, Taş Devri’nden bugüne kadar genlerde çok az değişiklik olmasına karşın çevresel şartlar ve yiyeceklerin büyük oranda değiştiği söyledi.

Aydın, özellikle son 50-100 yıl içinde doğal olmayan, işlenmiş ve katkı konulmuş gıdalar, margarin gibi kimyasal yolla katılaştırılmış, ayçiçeği, mısır gibi sıcak preslenmiş sıvı yağların
aşırı şekilde kullanılmaya başlandığını vurguladı.

Buna karşılık taze sebze, meyve ve tencere yemeklerinin tüketiminde de belirgin bir azalma olduğunu ifade eden Aydın, şunları kaydetti:

”Gen yapımız ve buna bağlı vücudumuzda gerçekleşen kimyasal reaksiyonlar doğal olmayan yiyeceklerin tümü ile başa çıkacak yeteneğe sahip değiller. Genler ve yiyecekler arasındaki bu uyumsuzluk şişmanlık, diyabet, koroner kalp hastalığı, hipertansiyon, felç, ülser, astım, romatizma, müzmin yorgunluk, kanser ve osteoporoz gibi çok sayıda kronik hastalığa neden oluyor. Bu hastalıklardan korunmak yaşam süresi ve kalitesini artırmak için mümkün olduğunca Taş Devri’nde olduğu gibi beslenmeliyiz.”

Aydın, milyonlarca yıl avcı ve toplayıcılıkla geçimini sağlayan kişilerde genler ve idare ettikleri enzimlerin sadece et, meyve ve sebze gibi doğal gıdalar ile baş edecek etkinliğe ve donanıma sahip olduğunu, günümüz insan genlerinin yüzde 99′unun 40 bin yıl önceki homo sapien genleri gibi çalıştığını söyledi.

YAPILACAKLAR VE YAPILMAYACAKLAR

Prof. Dr. Aydın, genel olarak tuz, şeker ve un kullanılmaması gerektiğini, her yiyeceğin doğal şekline en yakın olarak tüketilmesinin önemli olduğunu, yasaklar haricinde yeme sınırının olmadığını vurguladı.

Çiğ yiyeceklerin toplam diyetin en az yüzde 60′ını oluşturması gerektiğini belirten Aydın, kırmızı et kullanımının serbest olduğunu, ancak, katkı maddelerinden dolayı salam-sosis gibi et ürünlerinin tercih edilmemesi gerektiğini anlattı. Aydın, beyaz etin de mönüde yerini alması gerektiğini belirterek, şöyle devam etti:

”Ağır metal zehirlenmesi riskini azaltmak için küçük balıklar tercih edilmeli, çiftlik balıkları yenmemeli. Sakatatın yasaklanması doğru değil. Fakat sadece veteriner gözetiminde kesilmiş hayvanların sakatatı yenmeli. Et ve hayvani yağ, balık, tavuk, zeytinyağı, fındık yağı, yumurta, az şekerli meyveler, sebzeler, kabuklu kuru yemişler, süt ürünlerini istediğiniz kadar yiyin. Tahıllar ve unlu gıdalar, patates, şeker, tatlıları yemeyin. Baklagiller ve çok şekerli meyveleri ise az tüketin.”

Aydın’ın ”taş devri diyet programı”na göre, sebzeler ve yeşil yapraklılar daha çok çiğ tüketilmeli, doğal yetiştikleri için ebegümeci, kuzukulağı, ısırgan otu, semizotu, labada gibi yabani otlar tercih edilmeli.

Diyet programında, kayısı, üzüm, muz, gibi şeker içeriği yüksek meyveler sınırlı yenilirken, üzüm çekirdeği ve kabuğu, çilek, yaban mersini, kızılcık gibi meyvelerin çok yüksek antioksidan etkilere sahip olması nedeniyle bolca tüketilmeli.

Diyet listesinde, sütten çok mayalanmış süt ürünlerinin tüketilmesi, günlük mandıra sütünün satın alınması gerektiği kaydediliyor. Nohut, fasulye, mercimek, bezelye, börülce gibi baklagillerin ise haftada en fazla 2-3 kez tüketilmesi gerektiği vurgulanıyor.

Prof. Dr. Aydın, lokmaların iyice çiğnenmesi ve günde en az yarım saat hızlı yürüyüş yapılması veya yavaş koşulması, merdivenlerin çift çift çıkılması gerektiğini de sözlerine ekledi.

(AA)

Yazı kategorisi: diyet | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , | » yorum bırak;

Su Diyeti

Yazan: diyetler Kasım 3, 2008

Diyetisyen Ayşegül Bahar’ın hazırladığı diyet, aslında meyve, sebze ve su ağırlıklı bir detoks programı. Bu yüzden hızlı kilo verdiren diğer şok diyetler gibi sağlığa zararlı değil


Detoks programı
BİRKAÇ gün sonra tatile çıkıyorsunuz, oysa hâlâ 2-3 kilo fazlanız var. Hiç paniğe kapılmayın, su diyetiyle 5 günde forma girebilirsiniz. Diyetisyen Ayşegül Bahar’ın hazırladığı su diyeti, aslında bir detoks programı. Bu yüzden yalnız düğün, parti, tatil gibi durumlarda değil, vücudunuz detoksa ihtiyaç duyduğunda da kullanılabiliyor.

Limonlu su için
ÇORBA ve meyve sularının ağırlıklı olduğu programda, ananas, çilek gibi bağırsakları çalıştıran ve ödem attıran meyveler de var. Sabah ve akşam içilen limonlu sular ise insülin salınımını azaltıp açlık hissini geciktiriyor. Ancak, Elele dergisinin temmuz sayısında yer verdiği bu diyet, kalp ve şeker hastalarına, hamile kadınlara ve emziren annelere yasak.

İşte mucize diyetin detayları

Sabah: 1 bardak ılık limonlu su, 1 bardak portakal ve greyfurt suyu karışımı, 2 dilim taze ananas, 6 tane çilek ve 2 kaşık yulaf ezmesi.
Ara: 1 bardak ıhlamur, papatya ve melisa yaprağı çayı, 1 bardak ılık su ve 1 çay kaşığı zencefil tozu ile hazırlanmış çay.
Öğle: 2 bardak su, 2 kâse sebze çorbası, bol yeşil salata (avokado, turp, taze soğan, tere, roka, maydanoz, domates, yağ ve limon).
Ara 1: 3 tam ceviz (Aralar birer saat ara ile tüketilecektir).
Ara 2: 2 dilim ananas, 1 elma, 1 bardak zencefil tozu çayı.
Ara 3: 1 dilim tam buğday ekmeği, 1 dilim peynir, domates, salatalık ve maydanoz, 1 bardak papatya çayı.
Akşam: 2 bardak su, 2 kâse sebze çorbası, 1 porsiyon sebze haşlama (tercihe göre üzerine az zeytinyağı, bol limon ile ketentohumu eklenebilir), 1 kutu probiyotik yoğurt.
Ara: 2 dilim ananas, 15-20 adet siyah çekirdekli üzüm, 4 taze kayısı, 2 bardak ılık limonlu su.

Yazı kategorisi: diyet | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , | » yorum bırak;

İsviçre Paramediform Diyeti

Yazan: diyetler Ekim 30, 2008

İki haftada altı kilo vermek ister misiniz? Cevabınız ‘evet’ ise İsviçre Sağlıklı Zayıflama Merkezi’nin size sunduğu yepyeni bir yöntemle, “Paramediform” ile tanışmalısınız. Çünkü bu yöntem size ideal formunuzu ömür boyu koruyabilmenin anahtarlarını sunuyor. Bugüne dek denediğiniz ve hep başarısızlıkla sonuçlanan diyet programlarını unutun gitsin.

İsviçre Zayıflama Merkezi’nin sahibi Şükran Kesici’nin İsviçre’den getirerek Türk hanımlarını tanıştırdığı, yiyerek kilo verme sistemi “Paramediform” ile yurtdışında uzun zamandır başarılı sonuçlar elde ediliyor.

Maydanozla birlikte yendiği sürece tüketeceğiniz peynir miktarı keyfinize kalmış. Aralarda, canınız istediği kadar portakal suyu içebilirsiniz. Akşam üzeri ise taze sıkılmış havuç suyu içmelisiniz. Çünkü havuç suyu akşama doğru artan şeker isteğini yok ederken, aynı zamanda da karbonhidratlı yiyeceklerin etkisini nötr hale getiriyor. Bunun sonucunda da açlığınızı bastırmak için önünüze her gelen yiyeceğe saldırmıyorsunuz.

“Paramediform” zayıflama yönteminde bitki çaylarının çok büyük önemi var. Çay, özellikle kemiklerin gelişmesi, seks hormonu ile tiroid bezinin iyi çalışması için gerekli manganezin en önemli kaynağı. Günde 3-4 fincana kadar süt ile birlikte içilen çay, vücudun kalsiyum ihtiyacının yüzde 15′i ile birlikte B2 vitamininin dörtte birini sağlıyor. Bunların yanı sıra birçok hastalığın önlenmesinde de çay önemli rol oynuyor. Uzmanlar, çay bitkisinde bulunan “flavonoid”lerin (bitki yaprağında bulunan bir tür şeker) kalp ve dolaşım sistemi ile ilgili hastalıkları önlediğine dair birçok kanıt olduğunu belirtiyorlar. Çay kolestrol ve tansiyonu düşürürken, özellikle yeşil çay kanseri önleyici etkisiyle biliniyor.

İşte bazı çaylar ve faydaları

Meyan kökü: Grip, nezle, anjin, nefes darlığı, öksürük

Defne tohumu: Egzama, baş ağrısı, romatizmal ağrılar

Melisa: Sinir sistemi, mide, bağırsak ve baş ağrıları

Isırgan otu:Kansızlık, demir eksikliği, idrar zorluğu ve alerjik hastalıklar

Keten tohumu: Ses kısıklığı ve bronşit

Anason: Gaz söktürücü, iştah açıcı ve sindirim uyarıcı

Sinameki: Saç dökülmesi

Ökse otu: Kalp yetmezliği

Rezene: Mide şişkinliği ve ayrıca bebeklerin gaz sancılarını giderici

Papatya: Üst solunum yolları tahriş ve ihtihabı, zor iyileşen yaralar, kronik nezle, ağız içi iltihabı, sinirsel hastalıklar

Adaçayı: Kan dolaşımını hızlandırıcı, sindirimi kolaylaştırıcı ve astıma karşı etkili.

SAAT 1. GÜN 2. GÜN
06:00 maydanoz suyu dereotu suyu
08:30 2 adet ananas dilimi, kiraz sapı çayı greyfurt, kiraz sapı çayı
10:30 anason çayı rezene çayı
12:30 salata, kiraz sapı çayı, sığır bonfile, fesleğen salata kiraz sapı çayı, sığır bonfile, fesleğen salata
16:00 greyfurt kiraz sapı çayı
16:30 2 ananas dilimi kiraz sapı çayı
18:30 salata, kiraz sapı çayı balık, fesleğen rezene çayı
20:30 salata, kiraz sapı çayı, balık, fesleğen salata, balık, anason çayı/ rezene çayı

Yazı kategorisi: diyet | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , | » yorum bırak;